Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir? Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir? Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir?

Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir?

Erken doğum tehdidi nasıl tedavi edilir?
(Tokoliz (doğum eylemini durdurma) tedavisi)
Şartlar uygun olduğunda erken doğum eylemini durdurmak ve bebeğin büyümesi için zaman kazanmak mümkündür. Ancak kullanılan ilaçlar (nifedipin (Nidilat), ritodrin (Pre-Par) ve magnezyum sülfat gibi) yan etkileri ciddi olabilen ilaçlar olduğundan erken doğum tanısının doğru konması ve tedaviyi alması sakıncalı ya da gereksiz olabilecek anne adaylarının belirlenmesi önem kazanır.


Bu amaçla erken doğum tehdidi konan anne adayının rutin antenatal tetkikleri yapılır, ultrason ile gebelik haftası belirlenir ve anomali araştırması yapılır. 28 haftanın üzerindeki gebeliklerde kardiyotokografi cihazı ile fetusun iyilik hali ve kasılmaların seyri değerlendirilir (NST). Tokoliz tedavisinin başarısız olma olasılığı göz önünde bulundurularak tedavi mutlaka prematüre doğan bir bebek için yoğun bakım şartlarının bulunduğu bir hastanede yapılır.
Kanaması olan ve kanamasının nedeni tam belirlenemeyen, ablatio placenta (plasentanın erken ayrılması) şüphesi olan, koryoamnionit (suların erken gelmesine bağlı rahim iltihabı) bulguları olan, bebeği ölü olan, bebeğinde gelişme geriliği olan, bebeğinde yaşamla bağdaşmayan anomalisi (sakatlığı) olan (anensefali gibi), ciddi fetal distres (bebeğin uzun zamandırn oksijensiz kalması) bulguları olan anne adaylarında erken doğum bulguları olsa da tedavi başlanmaz.
36. gebelik haftasını tamamlamış olan anne adaylarında ve rahim ağzı açıklığı dört santimetre ve üzerinde olan anne adaylarında da doğum çoğunlukla kendi seyrine bırakılır.


Tokoliz (erken doğumu durdurucu tedavi) uygulanması:
Tokolizde rahim kasılmalarını durdurmaya yönelik farklı ilaçlar kullanılır. En sık ağız yoluyla nifedipin (Nidilat), intravenöz yolla (damardan) ritodrin (Pre-Par) ve magnezyum sülfat kullanılır. Tedaviye başlandığında ayrıca anne adayına "kalçadan akciğer olgunlaşmasını sağlayıcı iğne" (Celeston) uygulanır. Bu kortizon enjeksiyonu, sanıldığının aksine kortizon hormonunun klasik yan etkilerinin oluşmasına neden olmaz, zira bu doz yüksek bir doz değildir, amaç bebeğin akciğer gelişimine katkıda bulunarak bebek erken doğduğunda yaşama olasılığını artırmak ve küvözde geçireceği süreyi kısaltmaktır.
Ritodrin (Pre-Par) kasılmaları etkin bir şekilde durdurabilmesi yanında kalp ve metabolizma üzerine önemli etkileri olabilen bir ilaçtır. Anne adayında hipertansiyon, kalp hastalığı ve ciddi hipertiroidi durumunda kullanılmaz. Kan şekerini yükseltici etkisi nedeniyle diabetlilerde çok dikkatli kullanılır.
İkinci seçenek olarak kullanılan magnezyum sülfat preeklampsi tedavisinde de kullanılan ve kendine özgü ciddi yanetkileri olabilen bir ilaçtır. Özellikle çoğul gebeliklerde, anemisi olan gebelerde, tokoliz uygulamasının sakıncalı olduğu durumlarda yapılan uygulamalarda, kalp hastalığı olan anne adaylarında, tanısı konamamış koryoamniyonit ya da ablatio placenta varlığında, yaşı ileri olan (35 yaş üzeri) anne adaylarında, intravenöz tedavinin 24 saatten daha uzun sürmesi durumunda ilaca bağlı ciddi yanetkilerin ortaya çıkma olsılığı artar.
Tedavi esnasında anne adayının tansiyon, nabız, ateş gibi yaşamsal bulguları kontrol altında tutulur.


Kasılmalar tümüyle durduktan sonra tedaviye 12 saat daha devam edilir ve kasılmaların bittiğinden emin olunduğunda intravenöz uygulamaya son verilerek aynı ilacın ağızdan alınan tablet şekliyle tedaviye geçilir. Muhtemel bir tedavi başarısızlığı ve erken doğum olasılığı gözönünde bulundurularak fetusun akciğerlerinin olgunlaşmasını hızlandırmak amacıyla anne adayına steroid içerikli ilaç enjeksiyonu bu aşamada çoktan yapılmış durumdadır.


Tokoliz tedavisine son verilmesi:
Tokoliz tedavisi şartlar elverdiği sürece 36. gebelik haftasına kadar devam ettirilir ve bu süre içerisinde anne adayı hastanede sıkı takip altında tutulur.
Tokoliz tedavisine rağmen kasılmaların durmaması ve rahim ağzı değişikliklerinin ilerlemesi durumunda tedavi başarısız kabul edilerek kesilir.
36. gebelik haftası bittiğinde artık bebek olgunlaşmış kabul edildiğinden tedavi kesilir ve anne adayı evine gönderilir. Doğum eylemi başlamadığı sürece haftalık rutin antenatal kontrollerine gelmesi önerilir.
Tedavi genellikle baştan sona kadar hastanede uygulanır. Ancak bilinçli hastaların tedavilerine evde sürdürmelerine izin verilebilir. Evde tedavisi uygun görülen anne adaylarının kullandıkları ilaçların yanetkilerine karşı hassas olmaları gerekir. Bu anne adaylarına elle kasılma takibi öğretilir ve EDT belirtileri ortaya çıktığında hemen başvurmaları öğütlenir.
EDT tedavisinde ilaç kullanımı yanında istirahat edilmesi de çok önemlidir. Yeterli beslenme ve özellikle yaz aylarında yeterli sıvı alınması çok büyük önem taşır.